Anasayfa / Yazar Arşivi: Mehmet Gezen

Yazar Arşivi: Mehmet Gezen

Mehmet Gezen
Kuşca'da doğdu. Danimarka'da yaşamakta.

Birgün bir çocuk tanıdım…

Çözmek istediğimiz ne kadar çok sır var. Ve çözmeye çalıştığımız ya da çözmeye çalıştığımızı sandığımız kaç sır yumağında kaybolup gittiğimiz. Ve çözüldü sandığımız, ve çözdük sandığımız kaç sıra sır eklediğimiz sırlar. Bir örümcek ağına yakalanan bir böceğin umutsuz çırpınışlarındaki çaresizliğin ...

Devamını Oku »

Her kaçış kendine götürüyordu

Bir insan kendinden kaçarken bir yerlere varıyor muydu? Ya da varılacak bir yeri, ulaşacağı bir menzili varmıydı? Kendinden kaçarken gerçekten kendinden uzaklaşıyor muydu? Ya da uzakları mı yakın ediyordu? Kim bilir, belkide hiç bir yere varmadan, hiç bir şeye ulaşmadan, ...

Devamını Oku »

Mavi yalnızlığım

Hayatta öyle anlar vardır ki; birgün gelir elindeki herşeyi, onurunu korumak, düşlerini büyütmek için bir kenara bırakırsın. Işte o an yaşamın bazen basitleştiği sadeleştiği, berraklaştığı, bazende karmaşıklaştığı, güçleştiği, belirsizleştiği duygu ve düşüncelerin derinleştiği, çarpışıldığı an’dır. Ilkin her şeye, her yere ...

Devamını Oku »

Kurdi yağmurlar

Zamanı ve mekanı kirpiklerimde taşıyorum Avuçlarımda zemheri mevsimler var Gözlerim iklimini yitirdi Içimde kırılgan çocukların ağıtları yükseliyor Cümlelerim yorgun Sözcüklerim üşüyor Unutulmuş zamanlara acılan kapıların eşiğinde duruyordum hâlâ Kurdí yağmurlarda ıslandığım Gümüşsü gecelerden beri Sürüklenirdi şiirim Yaralı bir kuş gibi ...

Devamını Oku »

Kavgalar, çıplak yüreği ve maskesiz yüzleri severdi

Dışarda, ay geceyi koruyordu Gece, aya tanıklık ediyordu Kayalıkların karanlık kuytularında; yılan ıslıkları yükseliyor, rüzgar kanat çırpıyordu. Içerde, Kara kıl çadırın içerisinde; – Zaman bir başka yoğruluyor, yaşam bir başka akıyordu – Iki cocuk oturuyordu. Biri kız Biri oğlan Biri ...

Devamını Oku »

Gittiler

Aşkı ve ölümü tebliğ eden çocuklar Geride Kendilerine kapanmış kapıların ağıtlarını bıraktılar Gittiler Aşkı ve ölümü tebliğ edenler çocuklar Hüzünden duvarlarımıza Yoksulların ayışığını Çocuk hallerini astılar Gittiler Aşkı ve ölümü tebliğ edenler çocuklar Gülüşlerinin ardında Ağır yağmurlar vardı Gökkuşağını kendilerine ...

Devamını Oku »

O bizim en güçlü yanımızdı

Bizde ikiyüzlülüğe dönüşen güçsüzlüğümüz; onda gerçeğe ve güce dönüşüyordu. O bizim saf ve çıplak yanımızdı. Çıplaklığına rağmen tüm korkularımızda, tüm kederlerimizde ve ıslandığımız tüm yağmurlarda koşup gittiğimiz, gölgesinde dinlendiğimiz, soluklandığımız, yaralarımızı sağalttığımız bir sığınaktı. O bizim en güçlü yanımızdı. Içimizdeki ...

Devamını Oku »

Vefasız kalabalıklar

Yaşadığın bu hayat sadece senin hayatın değildir. Başkalarının da hayatları var. Ve sen, sadece bu hayatın bir parçasısın. Ama sen sadece kendini bu hayatın efendisi sanıyorsun. Çaldığın tüm düşlerde, kırdığın tüm gülüşlerde sen varsın. Aslında çalınan düşlerde, kırılan tüm gülüşlerde ...

Devamını Oku »

Her ayrılık bir birleşmedir

Her ayrılık bir birleşmedir aslında. Zamandan ve mekandan koptuğunuzu sanır, yolun sonuna geldiğinizi düşünürsünüz belki. Belkide ilkin öyledir. Lakin, her ayrılık, sizi bir hesaplaşmaya götürür. Hele bu hesaplaşma sizi kendi iç dünyanıza götürüyor ve iç dünyanızla yüzleştiriyorsa, işte o zaman ...

Devamını Oku »

Dönüpte ölülerinize bakın

Hakikatten garip bir durum bu. Bir garip toplum hallerindeyiz. Halet-i ruhiyemiz pek bir yerinde değil. Etrafımdaki onlarca insan ölme ve öldürmeden bahsediyor. Ölümü kutsuyorlar. Tepeden kaynar sular iniyor yüreğime. Hangi ara ölüme bu kadar karaca sevdalandık? Hangi ara çocuk masumiyetimizi ...

Devamını Oku »

Ben gerçeği gerçek olmayan bir zeminde buldum

Bu gece şehirde uykusuz. Yıldızlar hâlâ uyanık . Rüzgar, uzaklarda eğlenen gençlerin seslerini taşıyor kulaklarıma . Bir de müzik sesi var. Yüreğimin kıyılarına vuruyor. Nedense içimi bir huzur kaplıyor, Rüzgar tenimi okşarken; Ağaçların yaprakları hışırdıyor Kendimle baş başayım. Kendimle yüz ...

Devamını Oku »

Ve şimdi tüm kentler uykusuzdur…

Ölüm seni kuşattığında, tüm yollarına mayınlar döşendiğini gördün. Ne yöne gideceğini, nereye, nasil ayak basacağını bilemedin belki. Attığın her bir adım, yürüdüğün her bir yol, çıkmaz sokaklara çıkıyordu. Korku, zehirli bir sarmaşık gibi tüm benliğine yayılırken, Sen attığın her bir ...

Devamını Oku »