Anasayfa / Yazar Arşivi: Mehmet Gezen

Yazar Arşivi: Mehmet Gezen

Mehmet Gezen
Kuşca'da doğdu. Danimarka'da yaşamakta.

Her ayrılık bir birleşmedir

Her ayrılık bir birleşmedir aslında. Zamandan ve mekandan koptuğunuzu sanır, yolun sonuna geldiğinizi düşünürsünüz belki. Belkide ilkin öyledir. Lakin, her ayrılık, sizi bir hesaplaşmaya götürür. Hele bu hesaplaşma sizi kendi iç dünyanıza götürüyor ve iç dünyanızla yüzleştiriyorsa, işte o zaman ...

Devamını Oku »

Dönüpte ölülerinize bakın

Hakikatten garip bir durum bu. Bir garip toplum hallerindeyiz. Halet-i ruhiyemiz pek bir yerinde değil. Etrafımdaki onlarca insan ölme ve öldürmeden bahsediyor. Ölümü kutsuyorlar. Tepeden kaynar sular iniyor yüreğime. Hangi ara ölüme bu kadar karaca sevdalandık? Hangi ara çocuk masumiyetimizi ...

Devamını Oku »

Ben gerçeği gerçek olmayan bir zeminde buldum

Bu gece şehirde uykusuz. Yıldızlar hâlâ uyanık . Rüzgar, uzaklarda eğlenen gençlerin seslerini taşıyor kulaklarıma . Bir de müzik sesi var. Yüreğimin kıyılarına vuruyor. Nedense içimi bir huzur kaplıyor, Rüzgar tenimi okşarken; Ağaçların yaprakları hışırdıyor Kendimle baş başayım. Kendimle yüz ...

Devamını Oku »

Ve şimdi tüm kentler uykusuzdur…

Ölüm seni kuşattığında, tüm yollarına mayınlar döşendiğini gördün. Ne yöne gideceğini, nereye, nasil ayak basacağını bilemedin belki. Attığın her bir adım, yürüdüğün her bir yol, çıkmaz sokaklara çıkıyordu. Korku, zehirli bir sarmaşık gibi tüm benliğine yayılırken, Sen attığın her bir ...

Devamını Oku »

Yaşam bir rüyaydı, biz uyan(dırıl)dık

Ve yerle gök ayrıldı. Sular çekildi, denizin dibindeki kayalar yükseldi. Dağlar yerinden kalkarcasına adımlarını atmaya yeltenirken; yer sarsılıyor, gök gürültüsü şimşeklere karışıyordu. Gövdeleri çatlamış ,gövdeleri yarılmış ağaçlar ve çalılar, yaşlı ihtiyarlar gibi yürümeye başlıyor, insan çığlıkları hayvan uğuldularına karışırken sudaki ...

Devamını Oku »

#Senle değişir

Ruhuma dokunan hiç bir şeyi unutamıyorum. Ve bu dokunuşlar ömrümün geri kalanını etkiliyor, peşinden sürüklüyor. Bazen düzlüğe cikarsada, bazende bir girdapda azgin dalgalarla bogusmak zorunda bırakıyor. Nefesim kesiliyor, kendimi çaresiz, yıkık hissediyorum. Ellerimle ırmağa dokunuyor, ayaklarımıda suya daldırıyor hatta ve ...

Devamını Oku »

Sana mektuplar

Ruhumu ve yüreğimi sarıp sarmalamış, bedenimi ve düşüncemi inciten, kemiren bir hakikat şafağında yanlış yerlerde aramıyordum. Ama ısrarla yanlış yerlere sürükleniyordum. Bazen bir uçurumun kıyısına çekiliyor, uçurumun kenarında toprağa tutunan dal gibi bende sana tutunmaya çalışıyordum. Doğduğum topraklara kök salmak ...

Devamını Oku »

Zafer kazananlar muzaffer değildiler

“Ve onlar derin bir uykuya daldılar” Zamanın Duvarlara çarptığı Gümüşsü Bir gecede Acının Koynuna bıraktım Tüm sevdalarımı Yüreğim Kor yangın yeridir Demlenirdi şimdi Tüm zamanlar Ayaza tutulan Yaraların gölgesinde Zafer kazananlar muzaffer değildiler

Devamını Oku »

Sürgün

“Suretini camın içinde bulmadan Bir bardak su ile sussuzluğumu dindirmem” Hallac-ı Mansur Unutulmuşluğun Ve kaybolmuşluğun kapısında Bir kapı eşiğinde Bir çift ayakkabı Unutulmuş Terkedilmiş gibi Ters Yerini yadırgar gibi Mutluluğun pınarında Kuraklık Toprağından koparılmış Köklerinden sökülmüş Izinden ayrılmış Suskun Dili ...

Devamını Oku »

Adımdan harf eksilttim

Yüzüme dokuduğum bütün izlerde Kırdığım tüm mühürlerde Adımdan harf eksiltmelerimde Geride kaldığımı Geriye düştüğümü sanıyorlardı Oysa ben Dudağımda buruk bir gülümseme Onurum avuçlarımda Başım dik Bir adım önlerinde yürüyordum Sessiz Sedasız Bir şekilde Kimseye dokunmadan Kimseleri incitmeden Dokuduğum her bir ...

Devamını Oku »

Hata ve yalan kıskacında hakikati aramak

“Onlar duvar ördüler. Ben, sarmaşık misali; tutunduğum duvarlara tırmandım ” Hataların telafisi vardı, affıda olurdu. Sonuçlarından ötürü zarar vermiş, zarar  görmüş, kaybetmiş  ya da kaybettirmiş olsada, bilmeyerek, istemeyerek yapılmış olmasından dolayı;  saf ve masum bir tarafı vardı. Var olani güçlendirmek, ...

Devamını Oku »

Insan toprağında yeşerirdi

Zaxe ve küçüğüne ithafen Ilkin tohum olmalıydım Toprağa serpilmeli Toprağa tutunmalıydım Yağan yağmurlarda ıslanmalı Islandıkça genişlemeli Genişledikçe Toprağın karnını yarmalı Filiz olmalıydım Filizlendikce Güneşe uzanacak Toprağa kök salacaktım Toprakla buluşacak Başağa duracaktım Olgun bir başak gibi Güneşe boyun eğecek Tekrar ...

Devamını Oku »