Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Mehmet Gezen / Bir yaşamın önsözü ve son sesi

Bir yaşamın önsözü ve son sesi

” Sese söz oluşlarımda; dünyanın tüm çirkefliklerini ve çirkinliklerini güzelleştirdiğimi düşünüyor ve ruhumu tüm bu çirkefliklerden ve çirkinliklerden uzak tuttuğumu, arındırdığımı görüyordum.”

Ruhumu ve bilincimi artık terbiye ettiysemde, bir takım sesler, bir takım renkler, beni ben yapan, ruhumda ve yüreğimdeki yaralar; bir sevdaya, bir kavgaya dair olan kinimi ve öfkemi de bicak gibi biliyorlardı.

Her şey sözle başlardı ve herşey sözle yaratılmıştı. Her bir duygu ve dusunce, her bir duyuş ve dokunuş, her bir çığlık ve yakarış, sözle; ete ve kemiğe bürünüyor, seste beden buluyordu. Söz bendim, söz ; tanrının kelâmıydı.

Sözün ve sözlerin gölgesine sığındım, gölgesinde serinlendim, soluklandım, sussuzluğumu giderdim. Sözün peşinden sürüklendim. Söze inandım, söze bağlandım. Söze ses oldum, söze ses verdim.

Sizde söze ve seslere inanın. Boş ve anlamsızda olsa, basit gibi görünsede, söze dokunun; ses olun. Cılız sesleri besleyin; büyütün. Yeni bir ruh giydirin; diriltin.Kılıcın hükmünden kan damlardı. Siz, sese ve söze hükmedin. Kâbenizde, kıblenizde ses ve söz olsun. Sese ve söze yüz verin, yüz sürün.  Dokunduğunuz her bir ses, her bir söz , çoşkulu bir ses olup; duru, temiz, berrak bir nehir gibi akacak. Bazen dağların yüksek zirvelerine tırmanacaksınız,rüzgarla konuşacak, fırtınalara ve yağmura gebe bulutlara dokunacaksınız. Ormanlarda yol alacak, nefes bulacaksınız. Belkide derin vadilerde kaybolacaksınız. Ama, inanın !Kendinizi bulacaksınız.  Yaşamı öğrenecek, yaşamı öğreteceksiniz.

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Ölüme Yatırılmış Bedenler

Yaşadığımız Onca acı ve kederin Duyumsadığımız Onca mutluluk ve neşenin Döktüğümüz Her bir gözyaşının Attığımız Her bir kahkahanın Bir terazisi var mıydı Hangi kefesine ...