Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Mehmet Gezen

Mehmet Gezen

Mayın Sessizliği

“Leyla Güven ve Sadık Heval’e ithafen” Neden Harab evler ayrılıkların ifadesidir Küle dönmüş Çocuk kentler ülkesinde Neden Her bir ses Her bir söz Ağıda evriliyordu Sevda iklimlerinde Neden Yüreklerimizin tel örgülerine takılıveriyordu O çocuk gülüşlerimiz Neden Birbirimize kör Birbirimize sağır ...

Devamını Oku »

Sen Susardın Ve Şehre Kar Yağardı

Ağır yağmurlar yağdırdık Gülüşlerimizin ardına Gökkuşağına varmak için Bir tutam aşk Bir avuç umut Biraz da onur alırdık heybemize Ölü bedenlere can vermek için Yürürdük. Gökkuşağının bittiği yere… ) Nasıl da kıvranırdı Bir engerek gibi Son nefesin Göğüs boşluğunda Ve ...

Devamını Oku »

Su sensin

“Tüm direnenlere” Gece, yüreğimizi eziyor. Gün, yüreğimizi örseliyor. Hasret, yüreğimizi burkuyor. Sana tüm kapılarımız kilitli. Pencerelerimizden ışık sızmıyor. Kederle soluyor tenlerimiz. Ve biz çöle düşüyorduk. Kırk gün Kırk gece. Geride kendilerine kapanmış kapıların ağıtlarını söyleyerek… Anladık ki SU SENSIN Bulanık ...

Devamını Oku »

Kavuşma

Uçurum başlarında Başlamıyor muydu tüm kavuşmalar? Bitti dediğimiz Son zannettiğimiz Tüm aralıklarda Yeni adımlar Yeni başlangıçlar yapmıyor muyduk? Mesela; Her gece, güneşi doğurmuyor muydu? Ve her gün, yeni bir geceye Gebe kalmıyor muydu? Biz Saklı tutardık tüm kavuşmalarımızı Başka uçurumlara Çıkmaz sokaklara çıksada Hep bir yerlerde kesişirdi yollarımız O doyumsuz açlığa O ölme ve öldürme istemine Çıplak yüreklerimizle Maskesiz ...

Devamını Oku »

Kirpiklerinde üşürdü mısralarım

Ç . A’nın anısına  Bir rüzgarın yelesine tutunmuş Dörtnala koşturuyordu Taş duvarlı evlerin O kısa mesafelerinde Geriye Bir yaşanılmışlığı Yarım kalınmışlığını Toza ve dumana katarak Gidiyordu Ayrılıkların Öyle boynumuza bir kemendle asıldığı Hükmün yitirildiği zamanlardı Kimselerin üstlenmediği cinayet hançerlerinde Ve hüzünlü akşamlar inerdi ovaya Kürdi makamlarda Vakitsiz Mevsimsiz Ve bir çığlık yükseliyordu Derinden Soluksuz kalmış Belki de bir anne yüreğinden Buz ...

Devamını Oku »

Ölüme Yatırılmış Bedenler

Yaşadığımız Onca acı ve kederin Duyumsadığımız Onca mutluluk ve neşenin Döktüğümüz Her bir gözyaşının Attığımız Her bir kahkahanın Bir terazisi var mıydı Hangi kefesine konulacaktı Taş duvarlar arasında Ölüme yatırılmışsa bedenler

Devamını Oku »

Hüzünlü Bir Sonbahar Şiiri

Zaman geçmişin tüm ağır yükünü sırtlayıp Geleceği kucağıma taşırken O, hüzünlü bir sonbahar şiiri gibi Düşüyordu çocuk oyunlarından Bir dal kırılıveriyordu Yüreğimin bir yerlerinde Oysa ben Başka bir dünya taşıyordum içimde Zaman ve mekânın tutsaklığında Tüm gökyüzünün mavilikliklerini kuşlara bırakıyordum ...

Devamını Oku »

Adın Gurbetti Şimdi

Yarım kalınmışlıklardan artakalan vakitlerdir anılarımız Vakitsiz gidişlerdir Yürek yaralarımız Ondandır; Kendimi toprağın gürültüsüne Rüzgarın sesine bırakılmışlığım Onlar bana anlatacaklardı Tüm yitirdiklerimi Bana söyleyeceklerdi belkide Tüm sırlarını Ve ben içimdeki boşlukları dolduracaktım yitirdiklerimle Sensiz Sessizce Bir gecede Nasıl da kentler yıktığımı ...

Devamını Oku »

Mavi

” Ve şimdi mavinin yalnızlığında mayısın bir gecesi üşür, topraksa ağlardı. Mavinin peşine düşmüş, kâh maviye sevdalı kâh maviye kırgın mavi yoldaşımın anısına ” Bazı insanlar vardır; varlığı içinizdeki uçurumları doldurur Bazı insanlar vardır; yokluğu içinizde derin uçurumlar açar Işte ...

Devamını Oku »

Berdel

Kaybolmuş Bir şiir Boşlukta sallanan Sesler Adın Kirpiklerimde titriyordu Ve dökülüveriyordu işte Avuçlarıma Cam kırıkları gibi Billur zamanlar Bir Aşiret töresi Berdel misali Bir yanım gülüyordu Bir yanım… Bir yanım hep ağlayacaktı

Devamını Oku »

Seven(r)ler

Birbirlerini seven insanlar Birbirlerine bakarlarken Bir aynaya bakar gibi Bakarlar Ve baktıkları aynalarda Sadece kendi suretlerini değil Birbirlerinin ruhlarındaki Derin karanlıkları da görürler Belki dokunmazlar Belki konuşmazlar Ama Birbirlerine Bazen sessiz Bazende çoşkulu Iki ırmak gibi akarlar Onlar Birbirlerini sevenler ...

Devamını Oku »

Lâl seslerin çığlıkları

Zaman geçiyordu Ben zamanda zor geçiyordum Her bir sokağına Yabancıyım bu kentin Yabancısıyım Yıldızı çalınmış gecenin Hayatı ağır yaşıyorum Düşlerimi Ve izlerimi Rüzgara bırakıyorum Ardından sular döküyordum Kurumuş Gözyaşlarımın pınarlarından Lâl seslerin çığlığını duyuyorum Gülüşüne düşen gölgelerde Üşüyor Ellerim Üşüyordu ...

Devamını Oku »