Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Mehmet Gezen / Her kaçış kendine götürüyordu

Her kaçış kendine götürüyordu

Bir insan kendinden kaçarken bir yerlere varıyor muydu? Ya da varılacak bir yeri, ulaşacağı bir menzili varmıydı? Kendinden kaçarken gerçekten kendinden uzaklaşıyor muydu? Ya da uzakları mı yakın ediyordu?
Kim bilir, belkide hiç bir yere varmadan, hiç bir şeye ulaşmadan, sonsuz bir boşlukta yaprak misali yitip gidiyor muydu?

Sevdaların ve kavgaların soylu yüzüyle tanıştığımdan beri, bir yanım diğer yanımı sürekli arayıp duruyor. Bir ejder sarılması sonrasında bir yanım rüzgarın yelesine tutunmuş kırılgan çocukların kahkahalarına eşlik ediyor, diğer yanımsa içimdeki hayvani sesleri boynuzlarından tutup yere serme istemiyle yanıp tutuşuyor. Ve bu, hep böyle sürüp gidiyordu.

Insanın en çok gitmek istediği yer en çok kaçmak istediği yer midir? Yoksa kaçtığı ama aslında gitmek istemediği yer midir? Her kaçan insan geride, yaşadığı, yaşattığı her bir şeyi bırakabiliyor muydu? Bir şeyleri bir yerlerde bırakır gibi, unutur gibi terkedebiliyor muydu? Yoksa gittiği her bir yere kendi gölgesini götürür gibi beraberinde mi götürüyordu?

Sorular olmadan yanıtlar olmuyordu. Yanıtsız olsa da sorular varolabiliyordu.

Sevdaların ve kavgaların soylu yüzüyle tanıştığımdan beri kendimi sorguluyor, yaşamı anlamaya, yaşamı adlandırmaya çalışıyorum. Kendimle yüzleşiyor, mânâ bulmaya çalışıyorum. Yüreğimi kanatırcasına buğulu aynalara yazıyor, taş duvarlara konuşuyorum. Herkeslerden hatta kendimden bile kaçıyorum. Her kaçışı, her gidişi yazıyorum. Yazdıkça kendimle başbaşa kalıyor, kendimde kalıyordum.

Ve anlıyordum ki sevgili Deniz ;

Her kaçan aslında kendine yürüyordu. Her yürüyüşte kendini kucaklıyordu. Kendini kucaklayan başkalarını da kucaklıyordu .

Sana yazdıklarım sana uzaktan mektuplardı, yaralarımdı
Beni en iyi siz anlardınız

Ey yüreğimin sabrı Heval;
Ey gözümün nuru Deniz;
Sizler
Hayatı en çok anlayanlar
Hayatı en az yaşayanlar

Şimdi anlıyorum ki
Insan aşkı yüceltirken
Aşk ta insanı yüceltmeliydi
Ne dersiniz?

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Aynadaki sesler

Rüzgarın uğuldusu bir balyoz gibi dövüyordu duvarlarımı Deniz dalgaları kayalarda parçalanıyordu Gece karanlık Ay firari ...