Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Hüseyin Sarı / Hergele Meydanı – Gümrük – REFLÜ

Hergele Meydanı – Gümrük – REFLÜ

Yıl 1975, Üniversite 2. sınıf öğrencisiyim. Olayların yoğun yaşandığı, derslerin boykot edildiği, herkesin korku içinde olduğu ve hergün 5-10 gencin öldürüldüğü yıllarda, Ankara İtfaiye (Hergele-n) Meydanında hayat kendine has dünyasıyla ve tüm canlılığla devam ediyor. Sokaklar kalabalıklara dar geliyor adeta. 2.el esya satışıyla da ün salan bu meydan o zaman için 67 vilayetin merkezi gibi. Heryerden insanın buraya gelmesiyle adına Hergelen dendiyse de halk arasindaki adı daha çok Hergele Meydanı .Bizim bölge insanının bedelsiz ithalat yoluyla dışarıdan getirdiği 2. el biçerdöverler , traktörler de buralarda pazarlanıyor. Okula gitmediğim zamanlarda babamın, dayım oğlu Süleyman ve kardeşleri ile ortaklaşa getirdikleri birkaç biçerdöverin gümrük işlerini takip ederken bir ayağimiz da hep burada. Ankara gümrüğüne ve ve birçok resmi daireye yakın olması gurbetçilere dinlenme, konaklama ve pazarlama için oldukça elverişli bir mekan.

Hergele Meydanının tarihte tanıklık ettiği önemli bir olaya da kısaca değinelim.Bu bölge, kabadayıların da racon kestiği bir yer. Henüz çömez olan Dündar Kılıç, Kabadayı Mehmet ve en sivrileni Kürt Cemali. Aralarinda büyük bir rekabet , deyim yerindeyse savaş var. 1962 yılında Kürt Cemalinin öldürülmesi üzerine aşiretinden 5000 kişi burada toplanır, olaylar büyür, günlerce gazete manşetlerinden düşmez. Bu olay tiyatrocu Haldun Taner’in dikkatini çeker.

Biraz bilgi topladıktan sonra Kürt Cemali Efsanesini, Keşanlı Ali Destanı olarak tiyatroya uyarlar. Oyun, yurt içi ve dışında ilgiyle izlenir.

Gümrük, bu meydana yürüyerek 10 dakikalık mesafede. Daracık bir alanda. İşini bitiren için Hergele Meydanına gitmekten başka çare yok.Çünkü çay içmek için bile etrafta bir yer bulunmuyor.Küçük bir alan olduğundan orada her an tanıdık bir kaç kişiyle karşılaşmak olası. Bir an, getirdiği otomobilinin işlemleriyle uğraşan, Raşk amcanın torunu, Hacı oğlu Memet Deveci ile yüzyüze geldim. Durdu !Yanında 2 genç vardı.Önce bana, sonra onlara bakarak : “Bakın, bu benim amca oğlu Hüseyin, çevresi geniştir, sizin de işiniz gümrükleme. Niye beraber çalışmıyorsunuz ?” demesiyle sanki bu anı bekliyormuşuz gibi üçümüz ayni anda “tamam” dedik.Ayaküstü ortaklık kurduk ! İşimiz, Gümrük Müşavirliğı. Müşterilerin çoğu akraba, , tanıdık ve çevremizden. Bize yöneldiler. İşimizin hacmi büyüdü.

Memedin bu pratik zekası ve medeni cesareti beni hep düşündürmüştür.

Köşelerde müşteri bekleyen o arkadaşlar, ileride çok büyütecekleri işlerinin temelini atmış oldular, ben ise bir öğrenci olarak beklemediğim bir imkan elde etmiştim.

Bir buçuk sene beraber çalıştıktan sonra ithalatta bir duraklama olunca ben ayrılıp okuluma devam ettim.

Şimdi,bütün bunların reflü ile ne ilgisi var diyeceksiniz !

Hastalıkların oluşmasında rol oynayan koşul ve ortamları hep merak etmişimdir. Henüz hafif seyrederken , yaşam şeklimizi değiştirerek bir çok hastalığı önleyebileceğimize inanıyorum.

Müşavir arkadaşlarla tanışıncaya kadar makinalarla ilgili belgeleri takipte epey zorluk çekmiştim. Her gelen makine ile ilgili , gümrüğün dışında birkaç resmi dairede onaylanması gereken 9-10 kadar belge vardı. Bu işleri kendim yapacağım dediysem de sistem beni kabul etmiyordu (!). Düzensiz yaşam koşulları ve iş stresi derken boğazımda yanma başladı. 2-3 sene sürdü. Gençtik, umursamıyorduk. Doktora da gitmedim. Kendiliğinde geçti. 30 yıl sonra 2005 yılında aynı rahatsızlık tekrarlayınca hastaneye başvurdum. Reflü teşhisi ile yazılan ilaçların tedavi edici değil rahatlatıcı olduğunu öğrendim. Hiç kullanmadan, bir süre sonra , ihtiyacı olana verilmek üzere eczacıya bıraktım.

O günden sonra yaşam şekline ciddiyetle dikkat etmeye çalıştım.

Bugüne kadar bir sorun da yaşamadım.

Şimdi düşünüyorum; acaba ,ilaçları kullansaydım etkileri ne olacaktı? İyi (!) edeceklermiydi yoksa benim sindirim sistemimi tümden mi bozacaklardı? Velhasılı kelam işin içinden çıkamıyorum ! Varın siz karar verin !

Reflüsüz ve sağlıklı yaşam dileklerimle…

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Bumsuz’da silahlı çatışmaya ramak kala

1974 yılında Ankara, Abidinpaşa’ya taşındığımızda, başta Avukat Tevfik Demir abimiz olmak üzere, Bumsuz’dan Başaranlar, Koçlar, ...