Iqra

Mehmet Gezen

Mehmet Gezen

Kuşca'da doğdu. Danimarka'da yaşamakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

Ah ömrüm !
Geçiyordu işte önümden, bir mefta gibi
Ve kalabalıklar
Ve mezar kazicilari
Ve çarmıh yapıcıları
Okuyorlardı, sureler gibi
Yelesine tutunduk bir rüzgarın
Savrulduk bir ikindi vakti
Karanlıklarda yol aldık
Karanlıklarda yol verdik
Ayinler kurduk
Son yağmurlarda yikandik
Hep bir ışığa varmak içindi
Bir çocuk zamana akardı şimdi şiirim
Sözcüklerim titrer
Mısralarım üşürdü
Şimdi, kimseler hatırlamıyor o çocuk yüzleri
Orada, toprak damlı evlerde duruyordu gölgeleri
Ve söz ayağa düştü
Biz bir derde düştük
Biz ayrı düştük
Ve şimdi
Kim anlatabilirdi ki
Yüreğini avuçlamış bir çocuğun
O sessiz, o suskun çığlıklarını
Ve hangi şiir
Ve hangi vezin şimdi anlatırdı ki
O çocuk kimsesizliğimizi
Kim anlatabilirdi ki
Nenemin beyaz tülbentine asılı kalmış
O ürkek, o titrek gülüşü
Kim anlatabilirdi ki
Kadınlarımızın kurdi puşularinda
Bellerinde sardıkları, o taşların soğukluğunu
Kutsal yalnızlıklarını
Ve şimdi tüm kentler
Tüm ölüler uykusuzdur
Geçmişin sızıları keserken düşleri
Bicak keskinliğinde
Sarı beyaz papatyalar
Yapraklarını dökerlerdi avuclarimiza
Zehrin sırrını içenler bilirdi
Zehir oldum içen oldum
Kırık aynalarda gördüm
Tozlu levhalarda okudum
Hıra’nın o karanlık
O nemli duvarlarında şöyle kazilmaktadır:
” insan öldürdükçe tanrıya benzerdi
Öldürdükçe içindeki tanrıyı uyandirirdi
Öldürme arzusu karnimizda taşıdığımız paslı bir hançer
Dogurdugumuz bir candır
Insan cabuk sever
Tez unuturdu”

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Lâl seslerin çığlıkları

Zaman geçiyordu Ben zamanda zor geçiyordum Her bir sokağına Yabancıyım bu kentin Yabancısıyım Yıldızı çalınmış ...