Kimim, Neyim

Benim yükseklerde hiç gözüm olmadı. Bilirdim, yüksekler uzaktı, yüksekler tuzaktı. Insanın başını döndürür, insanı kendinden alır götürürdü. Yükseklere çıktım, çabasinida verdim ama yükseklerde hiçbir zaman kalmak istemedim. Lakin bilirdim, zirvelere çıktığımda,zirvelere baktığımda zirvede küçük bir nokta kadar yer kapladigimi görür, anlardım.

O yüzden hep alcaklarda kalmayı tercih ettim. Alcaklarda kaldıkça derine iniyor, derinlesiyordum. Derinleştikçe kendim oluyor, kendimi buluyordum.

Hakikat arayislarimda kendime hiç bir zaman “ben kimim “diye sormadım. “Ben kimim” sorusuna verilecek cevap beni sınırlandırıyor, düşünce alanımı daralttığı gibi ufkumuda köreltiyordu. Ben kimim sorusundan çok “ben neyim” sorusunu soruyor, bu doğrultuda yol almaya çalışıyordum. Böylelikle sınırsız bir özgürlüğe karışıyor, ufkum genişliyordu. Biliyor, anlıyor, derinlesiyordum.

Acılarımı hep diri tuttum ilk günkü tazeliginde. Bir tutam kin kattım unutmamak için,sahipsiz bırakmamak için. Içimdeki, yüreğimdeki kini hınca donusturmedim. Kin sevdaları kavgaları büyütür anlam ve önemi açığa çıkartarak guzellestirirdi.Bilirdim. Oysa hınç; öldürür,piclestirirdi. Acılarımı hiç sevmedim kum taneleri gibi çoğalmasınlar diye. Ama sahiplendim, ama avuttum. Benimdiler. Bana dairdiler. Yüzüstü bırakmak olmazdı.

Sıfatlara hiç ısınamadım. Hep reddettim. Soguktular. Sıfatları bir parça beze, bir kefene benzettim hep. Olanı olduğu gibi değilde, baskalaştirdigini düşündüm. Sıfatları attım. Geriye bir tek gerçekler kalıyordu. Gerçeğe elbise dikmiyor, gerçeğe elbise giydirmiyordum. Gerçek yalın, gerçek çıplaktı. Tıpkı ölüm gibi. Tıpkı tanri gibi. Tek ve yalnız…

Kalbte gözü olanları sevdim, onlarla yürüdüm, onlarla yoldaşlık ettim. Kalbten gözü olanlara sevgiyi sundum, kavgaları adadım. Kalpten pencereler oldum, kalbten aynalar oldum bakmasını bilenlere, cesaret gösterenlere.
Başardım mı bilmiyorum ama çabası içinde oldum.Bu yolda yol aldıklarım, yol verdiklerim oldu. Kimi benliğime değer kattı, kimi benliğimden birşeyler koparttı gitti. Düşenler oldu, düşkünlükler yaşandı. Elimizi uzattık tutmadılar. Tercih kendilerinindi. Yaşanmişliklarin bir hatrı, bir hatırası var dedik. Yüreğimizde yangınlar boğduk. Bilmediler.

Kimi zaman hep aynı şiiri yazdım. Hep aynı kelimeleri kullandım, hep aynı cümleleri kurdum. Çünkü dert birdi, gerçek birdi,öz birdi. Böyle bildim,böyle yeğledim. Okurda böyle bilsindi.

Hep bir soluk almak, hep bir soluk olmak içindi. Tüm çığlıklarım bir sessizliğe varmak içindi. Sessizlik iyiydi. Sessizlik bir dil olsaydı iyiydi. Sessizliğin dili olmak istedim.

Oysa paylaşılacak o kadar çok acılarımız vardı ki…
Elbette sanada düşerdi
Biraz keder
Birazda hüzün
O onurlu
O gururlu acliğinin
Bir tek ölüm ihanet etmedi bize
Dayadı memesini ağzımıza.

Ölümü sevdim.

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Mehmet Gezen tarafından

Çocuk & Eğitim

Kuşca Albüm

x

Check Also

Kelebekler çabuk yorulurdu

Bir bilsen Nasılda işliyordu içime soğuklar Nasılda karlar yağıyordu düşlerime Sarı sıcaklarda Ve yanardı iki ...