Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Celal Deveci / Küçük Danimarkalılar ve Karikatürler!

Küçük Danimarkalılar ve Karikatürler!

Celal Deveci

Celal Deveci

Kuşca'da doğdu. ilk ve orta eğitimini Kuşca ve Cihanbeyli'de yaptı. Lise ve üniversite eğitimini Danimarka'da bitirdi.
Daha önce sosyal pedagog ve öğretmen olarak çalıştı. Psikolojiyi yüksek lisans seviyesinde bitirdikten sonra, 2004 bu yana psikolog olarak çalışmakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

Bundan bir kaç yıl önce danimarkalı bir dost Kuşca ve kuşcalıları ziyeret etmek için köye gelmişti. O sırada bende köyde bulunuyordum. Doğal olarak arkadaş bana uğradı ve kendisi Danimarka Radyosu için, Kuşca ve çevresindeki insanlar hakkında bir proğram dizisini yapmak istiyordu.

Programı hazırlarken, programın ismine ne koyalım derken, aklıma ‘Küçük Danimarka’ geldi ve önerdim! Arkadaşda ismi ilginç buldu ve programın adı ‘Küçük Danimarka’ oldu, hani bir çok kuşcalının oturduğu Ishøj şehrine nasıl ki ‘Küçük İstanbul’ derler ya!

Konuyu Küçük Danimarka diye açarken amacım, sözü edilen program dizisini anlatmak değil. Burada değinmek istediğim olay, son günlerden dünya kamuoyunu malolan ve şimdiden cankayıbına kadar varan, sonuçlar doğuran, o meşhur Hz Muhammed karikatürleri ve biz Küçük Danimarkalıların buna bakış acısı, belki daha doğrusu olmayan bakış acımız!

Sizlerinde takip ettiğiniz gibi, bir tarafta müslümanlar, peygamberin resim ve karikatürlerin yayınlanması dinen yasak ve uygun değil derken, diğer yandan Danimarka hükümeti, bizde düşünce ve yayın özgürlüğü var demekteler. Aslında düşünce özgürlüğüne susamız bir çok ezilmiş halk, ki müslümanlar önde gelmekteler, elbette Danimarka’nın ‘koruyoruz’ dedikleri düşünce ve yayın özgürlüğü sahip çıkmaları gerekir. Ama gerçek bu mu? Yoksa Danimarka’da düşünce ve yayın özgürlüğü tehlike altında mı? Her iki soruya hayır cevabı vermek mümküdür.

Bence, gittikce büyüyen bu sorunun cevabını başka yerlerde aramak gerekir!

Danimarka’da son 4-5 yıl içinde hükümette bulunan sağcı hükümet ve ona dışarıdan destek veren ırkçı parti, genelde göçmenlerin ve özelde müslüman azınlığın haklarında büyük kısıtlamalara gittiler. Azınlık grupları bir çok sorunun nedeni sayıldılar ve hatta çoğu zaman aşağılandılar.

Düşünce özgürlüğü şiarı altında, insanlar rencide edildi. Sözkonusu etnik azınlıklar oldu mu, herşey söylenebilir, yazılabilinir ve tartişabilinir, mantığı çalıştı.

Bu politikalar hertürlü empatiden yoksun, ‘ya sev ya terket’ mantığıyla bu güne kadar geldi. Evet karikatürlere bu çerceveden bakıldığında, belki bugün gittikce büyüyen göçmen ve müslüman nefretini daha iyi anlayabiliriz. Tabi buna batının, özellikle 11 eylül’den sonraki politikalarını eklemekte mümkün. Sanki ortaçağa bir geri dönüş!

Bu gidişe dur demek gerekir. Buna dur diyecek gruplar arasında herhalde biz ‘Küçük Danimarkalılar’ gelmekteyiz! Burada unutmamak gerekir ki! Kültürler arası sorunlar, yıkmayla, yakmayla, öldürmeyle, çözülemez! Çözüm, dialog ve karşılıklı anlayış ve saygıdadır.

Elbette, eleştiriler yapılacaktır, kültürler ve dini anlayışlarda eleştirilebilinir! Ama belli bir mesafe ve diğerini rencide etmeden!

Daha iyi bir dünya umuduyla…

x

Check Also

Bir fotoğraf – İki kuşak – 21 Kasım seçimleri

21 Kasım Salı günü, Danimarka da yerel ve bölge belediye seçimleri olacak. Her ne kadar ...