Anasayfa / Nalê Dêw-dutê

Nalê Dêw-dutê

Burası Kuşça Kasabasında ünlü bir yerdir. Ünlülüğü şuradan kaynaklanmaktadır; Göçmen olan bir grup insan, ‘Ara ağız’a gelip, çadırlarını kurarlar. Bu grup arasındaki bir anne ile kızın birbirlerine olan sevgi ve bağlılıkları o kadar büyüktür ki, gören ikisinin aşık olduğunu zannederdi. Bir gün oradan bir grup atlı geçerken, atlılardan birinin gönlü bu kıza düşer ve bir aşk doğar. Kız da, erkek de birbirlerini seviyorlardır ve adetlere uygun olarak evleneceklerdir. Evlenecek olan kız, annesinden ayrılacağını aklının ucundan bile geçirmemektedir. Ancak erkek bu karardadır, evlendikten sonra karısını kendi ailesinin yanına götürecektir.

 

En sonda evlenme gerçekleşir. Erkek kararını kıza açıklar. Kız deliye döner, asla böyle bir şeyin olamayacağını ağlayarak söyler. Erkek hala kendi fikrindedir, ancak onlara düşünmeleri için son bir gece verir. Ertesi gün kız annesinden zorla ayrılmış olacaktır. Son gece ikisi de birbirlerine sıkı-sıkı sarılırlar, sabaha kadar ağlarlar. Ayrılmaktansa, ölmeye seve seve gidebilirlerdi. Onlar için ayrılmak ölmekti. Onlar da bunu dilediler; ayrılmaktansa ölmek.

 

Sabahın ilk ışıkları belirince erkek gelir, kızı zorla annesinden ayırır, atına bindirir. Ara ağız anne ile kızın haykırışlarıyla inler. At dört nala gitmektedir ki, kıza inanılmaz bir güç gelir, attan düşer, hızla annesine doğru koşmaya başlar. Arada az bir mesafe kalmışken, anne ile kız oldukları yerde birer taşa dönüşürler. Kader işte, anne ile kızı ne birleştirmiştir, ne de ayırmıştır. O gün bu gündür de, bu iki taş durmadan hep ağlamıştır.

 

İşte böyledir Ara ağızdaki suların hikayesi. Zamanla iki taş toprağa gömülüp kalmışsa da, sızan gözyaşları onların aşkını hep canlı tutmuştur. Denildiğine göre, bu gözyaşları şifalıymış. Tabii bilinmez. Ama gene de büyük küçük herkes her yıl bu anne ile kızı ziyaret eder, şifalı denen sularından içer. Ayrıca yakınlarında bulunan büyük bir çalılık da, dilek çalığına dönüştürülmüştür. Şimdilerde yakınlarında güzel kokulu sarı çiçekler ve değişik türde bitkiler ile dağ tavşanlarının olduğu, küçük fakat güzel bir dinlenme ve sessizliği dinleme yeridir.