ODA SOHBETLERI 2

Birinci kuşak bizler Danimarka’daki oda sohbetlerimizde kac ay, kac sene kalacagimizi ve kazandigimiz paralari, kimi koyun, traktör, bicerdöver, tarla ve bi ev yapip memlekete dönmeyi düsünüyorduk. Beni bagislayin dünyasi kücük olan, fazla birseye istemeye, azla yetinen, beslenmeyi ve yasamayi basit oldugunu görenler. Halbuki yasamak, yasatmak beden ödemekle, ter dökmekle olur. Ben bir sene kalacagima dair Holte kommune’sine bildirmistim. Bir sene sonra kommune bana bildirince, gitmeyecegimi söyledim. Böylelikle o dosyam kapandi. Oda sohbetlerimizde devamli ne kadar para kazanacagimizi, bu kazancla, ne is yapacagimizi, ne zaman dönecegimizin tartismasini yapiyorduk.

1980’lere gelince, gitmeyecegimizi anlayinca sohbetlerimizin rengi degismeye basladi. Zaten o zaman bir evde toplu halde yasiyorduk. Zaman icinde, dünya degistikce 1. kusagin dünyasida degismeye baslamisti. O zaman 100 % diyebilecegim siyasi, politik devletin paralellinde düsünüyorduk, yani devletin agzi ile konusuyorduk. PKK söz acilinca, bunlar kürt olamaz, kürtler insanlari öldürmez, bunlar ermenidir. Su kadar terörist öldürüldü, cogu sünnetsizmis. Türkiye’yi zayif düsürmek icin dis güclerin isidir, hep bu cervede tartisiyorduk.

1990’lara geldigimizde bu süre icinde sohbetlerimizde, taziyelerimizde rengi, sekli degismisti. 1. kusak, bizler birbirimizle celiskeye düstük. Soru sormaya basladik. Cecenistan neden Rusya ile catisiyor? Neden balkanlarda savas var? Nedenler cogalmaya baslamisti. Cecenistan özgür olmak istiyordu, balkanlarda müslümanlarda haklarini almak istiyorlardi. Sira kürtlere gelince itirazlar yükselmeye basliyordu. Hepimiz müslümaniz, ne eksigimiz var, bu oyun emperalizmin oyunudur.

2000 yillarina geldigimizde eski sohbetler toz duman olmustu. 1. kusagin dünyasi degismisti, bakis acisi ve ufku genislemisti. Yeni bir dünya düzeni, özgürlükcü bir hayat özlemi icine girmisti. Yalniz kendileri icin degil, dünya insanlari icin, demokrasi icinde özgürlük nimetlerinden faydalanarak özlemi icine girildi. Artik oda sohbetlerimizde, tartisma kültürü genislemisti. Birbirimizi anlamaya, anlatmaya, uyum saglamaya baslamistik.

Simdi bu 1. kusaktan rahmetlik olanlar oldu. Kalanlardan bazilari yaslari 90’na yaklasiyor. Onlarin ellerini öpmeyi kendime bir borc olarak görüyorum. Bu 1. kusak torunlari, cogu okumus, meslek sahibi olmus bu genclerimizi dügünlerde dilana dururken, ben bunu gördükce daha da genclesiyorum.

Günümüze gelince, cok kültürlü bir Türkiye toplumu, dini kisvesi altinda, sopayla yönetecegine dogru gidiyor. Yozlastirmis, Islam’a sarilarak, muhafazakar olmak, dindar olmak yeterlidir, düsünenlerden birisi ile sohbet ediyorum. ”Lo Bayram sen demokrasiden baska hicbir sey bilmiyorsun. Bize demokrasi, memokrasi lazim degil. Bize bir diktatör lazim. Örnek olarak Ortadogu diktatörleri gitti, devletleri parcalandi” dedi. Adamin söyledigi dogru, bilmedigi veya bilmek istemedigi birsey var. ”Halkin icine nifak sokarak, bir noktaya sabitlestirerek, at gözlü bir toplum yaratarak, demokrasi nimetlerinden uzaklastirarak o diktatörlerin yüzünden olmustur” dedim. Güldü, ne yapmamiz lazim sorusuna: ”asil bu soruyu bana degil, sistem partilerine oy vermis ve halen oy vermeye devam edenlere sorman lazim”, dedim.

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bayram Kızılkaya tarafından

Çocuk & Eğitim

Kuşca Albüm

x

Check Also

Bir daha Dünya’ya gelirsem

Aynaya gözüm ile değil, yüreğimin gözü ile bakıyorum. Hep kendimi eleştiririm. Akşam başımı yastığa koyduğum ...