ÖLEMİYENLER .. !

Feridun Hayati Ünüvar

Aslen Konya'nın Seydişehir ilçesinden. İvriz ilk öğretmen Okulu mezunu olduktan sonra Kuşca’nın Büyük Yayla ilkokulundan öğretmen olarak çalıştı. 1970’li yılların başında Danimarka’ya geldi. Danimarka’da Türkçe eğitim vererek öğretmenlik mesleğine devam ederken, sosyal danışmanlık eğitimini bitirdikten sonra, 5 yılda hukuk okumuştur.

Yazarın tüm yazılarını göster

Necmettin hoca efendi vefat etti . Allah rahmet eylesin.. Fakat o, ölmedi.

Hoca efendi ve benzerleri vefat etmiş olabilerler ama, ölmezler !

Hoca efendinin vefatı, hiç değilse; efkar-ı umumiye tarafından doğrulandı, tastiklendi ve kabul edildi. Kendisi istememiş de olsa, cenazasinden rant sağlanacaklar da gündemde yerini alacaklar.
Adı devlet töreni de olmasa, cenaze merasimi devlet töreni kadar görkemli olacaktır.
Başbakan devlet görevini bırakıp da, cenaze merasimine koştuğuna göre !

Dediğim gibi Hoca efendi rahmetli oldu ama, ya ideolojisi ve kuklaları ne alemde ?
– Nerede ‘ Milli Görüş” lü bir Türkiye ?
– Nerede ” Büyük Türkiye” ?
– Nerede İslam alemine örnek bir Türkiye ?

İdeolojisi, tüm demokratik çevrelerde daha partisinin kuruluşuyla malumunuz üzere fos çıkmıştı.
Zira ideolojisi inceltilerek içine sıkıştırılmış ırkçı, ayırımcı ve şövenist bir dinselliği; yönetim şekli haline getirmek istiyordu. Yapısında kulluk ve sadaka kültürü olan ve emeğe , insana olması gereken saygının yerini, uhrevi dünyaya bırakan bir yaklaşım vardı. Ve nice benzerleri..
Ve demokratik değil, demokrasiyi kullanarak; Teokratik bir devlet nizamını, Türkiye’nin yönetiminde otorite sahibi yapmak istiyordu.. vs, vs..

Yetiştirdiği halefleri ise, ” makyajlar yaparak” onun ideolojisiyle iktidar da olabildiler ama; Türkiye’nin milli nesi varsa dış güçlere satmaktan vazgeçemediler.
Yerli sanayi kurumlarımızı sattıkları bir yana, dış ülkelere insanımızı nasıl sattıklarını, son Libya olayıyla daha da iyi görmüş olmamız lazım.

Haleflerinin hedefinde galiba, bi halifeliğin ilan edilmesi kaldı geriye.

Hoca efendi rahat uyusun..
Kimse daha ona kayıp trilyonların hesabını soramıyacak.
Gittiği dünyada da ona, neyin sorulup, sorgulandığı hakkında elimizde somut bir delilimiz yok !

Ama haleflerine söyleyecek çok sözümüz var. !
Hani Cuntacılardan hesap sorulacaktı, ne oldu ?
Faili meçhuller, kayıp insanlar ne oldu ?
Halkımız neyin hesabını sorabiliyor ki ?
Deniz Feneri’nin hesabı da, kayıp trilyonlar gibi huzuru mahşere kalmadı mı ?
Elbette bu davalar, unutuldu sanılmasın !
Kaybolan trilyonlar, halkımızın alın teriydi.
Onlar kaybolmadı ki, çalındı !

Alın terini sömüren ve insanının emeğini yurtdışına satan, yurdunun özkaynaklarını efendilerine peşkeş çeken, Milli Görüş de olsa, nalet olsun !

Hoca efendiye söyleyecek fazla söz yok Allah taksiratını affetsin ama, yaşayan kuklaları unutmasınlar ki, bu halk; demokratikleşme dadağıyla ve vaatleriyle, sistemi ve kurumları
anti-demokratikleştirilerek devleti dinselleştirildiklerini anlamakta, fazla gecikmeyecekdir.

Ve o zaman, cuntaların ve kayıpların hesabı öbür dünyaya kalmayacak, bu dünyada sorulacaktır.

Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın !

x

Check Also

ALAMANYA GARDAŞIMI, NİYE GERİ VERMİYOR..?

Geri dönüp gurbetin kahrını, sıla özlemini, insan sevgini bi hatırlayalım. Sene 1961, ekim ayının son ...