Rönesans

Rönesans doğa bilimlerinin yükseldiği dönemdir. Yunan ya da antikite kültürünün yeniden doğuşunun Rönesans için büyük önemi vardır. 1453 te doğu Roma imparatorluğu yıkıldıktan sonra çok sayıda bilim adamı batıya göç etti. Bu göç yunan felsefesinin yeniden keşfedilmesine yol açtı. Doğa bilimlerinin yükselişinde yunan felsefesinin spekülatif teorileri önemlidir. Örneğin Demokritos’un mekanik atom teorisi gibi. Demokritos’ u bilmeyenler bu teoriyi merak edebilir.( Bu teoriye göre sadece tek bir töz vardır. Küçük bilinmeyen zerreler boşlukta hareket ederler ve hareketleri sadece mekanik olarak belirlenir. Başka bir deyişle Demokritos doğayı bütün zenginliği ve karmaşıklığıyla içinde sayısız küçük zerreciklerin boşlukta dolanıp durduğu ve bütün yer değişimlerinin çarpışmalar sonucu belirlendiği dev bir bilardo oyununa benzettiğini söyleyebiliriz.) Kopernikus ve Kepler ise kavramsal-realist ve neo-platoncu matematik felsefesinden etkilenmişlerdir. Doğa bilimlerinin yükselişi uzun bir sürecin ve birikimin sonucuydu. Ortaçağ felsefesiyle bilimsel kavramların gelişimi, zanaat ve tarım teknolojisi bu dönemde belirgin şekilde ortaya çıkmıştır. Bu ne tek başına bir teoriyle ne de tek başına pratik bir ilgiyle ortaya çıkmıştır. Bunlar tüm etkenlere eşdeğer olarak çıkmak zorundaydı. Ve bu da Rönesans’ta meydana geldi.

17.yy’ sonunda klasik mekanizm, deneysel ve matematiksel bilimlerin temeli kurulmaya başlandı. Artık gerçekle uğraşan üç entellektüel faaliyet vardı. Teoloji, Felsefe ve doğa bilimi.Felsefe artık bilimle ilişkili kendine bir yer belirlemek zorundaydı. Daha sonra göreceğimiz yeni çağ felsefesinin Rasyonalistler Descartes ve Leibniz, deneyciler Locke ve Hume ile transdantal filozof Kant için olduğu gibi. Felsefe ve doğa bilimi arasındaki sınırları bulma girişimiydi. Tüm bunlara rağmen felsefenin doğa bilimi için teolojiden vazgeçtiğini söylemek mümkün değildir. Rönesans basit bir biçimde ışığın yada aydınlığın geldiği bir çağ değildi. Neredeyse ışığın söndüğü bir dönemdi. Pek çok bakımdan Rönesans felsefesi entellektüel olarak ortaçağ felsefesinden daha şaşkın ve belirsizdi. Yenilik açısından Rönesans’taki entellektüel şaşkınlık ve yenilikçilerin yollarını bulması uzun zaman aldı.17.yy boyunca deneysel bilimler şekillenmeye başladı. Yunan felsefesinin yeniden doğuşu , Demokritos’un düşüncesi, Platon’un öğretilerinde matematik ve Aristo felsefesi doğal süreçlerin ve gelişimin anahtarıydı. Matematiksel dili (formüller, modeller, çıkarımlar, fonksiyonlar), ve niceliksel kavramları (kütle, kuvvet, hız gibi), kullanan ve mekanikten tanıdık olduğumuz bir bilim gelişti. Ve buna paralel olarak Kopernikus ve Kepler’le astronomi, güneş merkezli sistem, gezegenlerin yörüngeleri ve gezegen hareketi kanunları, Galileo ve Newton’la fizik ve kanunları, evrenin çözülüşü ve doğanın matematikleşmesinin gerçekleştiğini görebiliriz. Bilim kuşkusuz uzun ve geniş bir konu tek tek incelemek şimdilik söz konusu değil.Rönesans’ta görüldüğü gibi felsefe ve bilim arasındaki birebir ilişki gözardı edilemez. Felsefe bilimin hazırlayıcısı olmuştur. Felsefenin insanın düşünsel evrimi ve gelişimine olan büyük katkısı inkar edilemez. Neden felsefe? . Ya da felsefe ne işe yarar diye soranlara?. Rönesans iyi bir yanıttır.Felsefe yüksekten seslenir, alçakta olanlara, günlük yaşamın akışına kendini kaptırmış tekdüze tiplere, aklını bacak arasında arayanlara, düzüşmekten yorulmayan kart orospulara hitap etmez. Felsefe en üst uygarlaşma aracıdır. Felsefeyle uğraşmak bilinmezlere, daha ötelere açılmak, yaşamın özünü araştırmaktır. İnsanın kendini gerçekleştirmesi, gerçeğin sevgisidir. Dünyanın ve insanın bugün ki karışık ve belirsiz durumuna bakıldığında tek çare felsefe bilmektir. SOKRATES ‘ felsefesiz bir yaşam düşünülemez’. PLATON ‘ felsefe ruhun kendisiyle yaptığı sessiz bir diyalogdur ‘. ARISTO ‘ her insan doğası gereği öğrenmeye yatkındır’ der. Üç büyük ustayla Rönesans dönemini kısaca geçtikten sonra, bundan sonraki yazılarda Rönesans sonrası felsefe ve filozoflarını işlemek umuduyla……..

Fehmi Sütçü tarafından

Çocuk & Eğitim

Kuşca Albüm

x

Check Also

Tarih ve Diyalektik

Georg Wilhelm Friedrich HEGEL (1770-1831) yılları arasında yaşadı. Almanya’nın Tübingen şehrinde din bilimi çalıştı. Bir ...