Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Hamide Kaya / Teknolojinin çocukları

Teknolojinin çocukları

Hamide Kaya

Hamide Kaya

Avukat
Kuşca'da doğdu. Türkiye'de yaşamakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

Bir hafta önce yazılı basında ve görsel medyada bir grup liselinin, öğretmenlerine yönelik saygısızlık ve şiddet içeren görüntüleri yayınlandı. İstanbul/Haydarpaşa Lisesi�nde 2005-2006 eğitim yılının sonunda 11/D sınıfı mezunlarının, cep telefonlarıyla, ders sırasında çektikleri görüntüler bir internet sitesinde yayınlanınca, gözler tekrar eğitim kurumlarına çevrildi.

Bu ve benzeri olaylar, Türkiye�de bir ilk değildi. Liselerde meydana gelen şiddet olayları sık sık gündeme geldi. Zaten öğrenciler arasındaki şiddet olaylarının sadece liselerde meydana gelmediğini, ilkokullarda da meydana geldiğini medyadan takip ettik. Şiddet sadece alt gelir gruplarının çocukları arasında yaygınlaşmıyor, üst düzey gelir gruplarının çocukları arasında da yaygınlaşmaktadır.

Öğrenciler, okula bıçak, kameralı cep telefonları, esrar, eroin v.s. ile gidebiliyorlar.

Sosyolog Arus YUMUL�a göre;�Sorunlarımızı konuşarak veya hukuki yollara başvurarak çözmek aklımıza gelmiyor. İnsanlar şiddeti olumluyor ve bunu meşru görüyor. Böyle toplumlarda yetişen çocukların da en küçük bir olayda şiddete başvurması normaldir. �

Ayrıca bilinçsiz ebeveynler, eğitim sistemindeki çarpıklıklar, kültürel yozlaşma ve yabancılaşma, televizyonlarda şiddet içeren film veya programların yayınlanması, internet�.. çocuklar arasında şiddetin tırmanmasının sebepleri olarak biliniyor.

Çocuklar, ergenlik dönemi ile beraber kimlik arayışına girerler. Kendi kişiliklerini ve tarzlarını oluşturmak için model ararlar. Erkek çocuğu için hem parasal hem de fiziken güçlü olan, şiddet uygulayarak kolayından yükselenler model olurken; kız çocukları için sadece güzellikleriyle bir yerlere gelmiş sanatçılar, mankenler model olmaktadır.

Etrafımıza baktığımız zaman Polat gibi giyinen, konuşan ve davranışlar sergileyen erkek çocukları; Nil Karaibrahimgil, Petek Dinçöz v.s şarkıcı ve manken kopyası olan kızlar görmek mümkün. Avrupa Yakası dizisindeki Selin tiplemesi ile duyduğumuz �� kal geldi, oha falan oldum yani, oldu gözlerim doldu�.�konuşma tarzı sık sık duyulur oldu. Günümüzde çocukların modelleri bunlar oldu. Yazılı ve görsel basın, şiddetle bir yerlere gelenleri, vücutları üzerinden para kazananları, kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan ilişkilerle ünlenen kişilerin fotoğraflarını ve haberlerini manşetten verdi.

Sevgiden yoksun ve iletişimin olmadığı ortamlarda yetişen çocuklar, kendilerine yanlış model seçtiler ve onlara özendiler. Bu çocuklar şiddete daha çok başvurdu. Kendisini ancak bu şekilde ifade edebildi. Bazı ebeveynler de her türlü maddi olanağı sunarak, çocuklara sevgi verdiklerini düşündüler. Sevgi adına kameralı telefonlar alındı, çocuklara bilgisayar alındı ve internet bağlantısı kuruldu. Bilgisayar alamayanlar ise çocuklarını cafelerden çıkaramaz oldu. Lise çağındaki çocuklara son model arabalar alındı.

Teknolojinin her nimetinden yararlandırdı ebeveynler, ama sınırlarını belirlemeden. Sınırlar belirlenmediği için onlar da nasıl kullanacaklarını bilemediler. Bilemedikleri için de olanaklar hoyratça kullanıldı. Kameralı telefonuyla, kendisiyle aynı sıraları paylaşan kız arkadaşlarının etek altı görüntülerini çektiler, porno sitelerine sattılar. Evdeki veya cafedeki bilgisayarlarda porno sitelerine dadandılar, önemsenmedi. Okuldaki kız arkadaşlarına tecavüz ettiler. Son model arabalar alındı. Onlar zevk için hız yarışlarına girdiler. Ya kendi hayatlarını kaybettiler ya da başkalarının hayatlarını ellerinden aldılar.

Ebeveynler suçu kendilerinde bulmadılar. Çünkü, okula göndermekle yük eğitim kurumlarına geçiyordu. Suç, eğitim kurumlarında da değildi.(?).Suç ortada kaldı.

Neticede; Nefretin, kinin, şiddetin barındığı bir kalp taşıyan, elindekiyle yetinmeyi bilmeyen, gelecekten hiçbir beklentisi kalmayan, hiç çaba sarf etmeden hazıra konan bir nesil çıktı. Çocuklar erken yaşta hayatlarını tükettiler, Ebeveynlerse çocuklarını!…

x

Check Also

Roboski

Roboskide anne olmak demek gözlerindeki ışıltıyı kaybetmiş olmak demektir. Pazar günü BDP’nin kadın kongresi nedeniyle ...