Tiyatro

avatar

Mehmet Gezen

Kuşca’da doğdu. Danimarka’da yaşamakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

O gece ay çıkmadı
Intihar saatleriydi
Aşkın doyumsuz açlığı
Ve ölme istemi
– Şimdi buradan geçmiş
Ve iz bırakmış gibi –
Zebani çığlıkları
Kulaklarıma taşıyordu
Taş gibi ağır
Ve dilsiz gecelerin yalnızlığında
Yürekte taşınan buruk bir gülümseme
Ve yarim kalmış bir dansın
Kırık figürleriyle
Bir tiyatro oynanmaktadır
Kendi ölüm şöleninde
Ölümü oynamaktadır
Toprağın koynunda filizlenen tohum
Yaşamı mı yoksa ölümü mü saklardı içinde?
Yanıttan çok bir soru .
-Görünmez olduğu için aşılması zor bir perde belkide-
Seyircisi yoktu
Figüranı çoktu bu oyunun
Alkışını duymadım…

Yol uzadıkça; insan küçülüyordu
Kentler zaptedildikce;
Fatihi düşüyordu
Bir ömür pazarında
Çıkar ve onur takas ediliyordu
Sakın !
Hiç kimse hatırlamasın.
Geçmişe bir yol yoktu
Sorarlarsa maviliklere küskündü deyin
Maviliklere hüzün bırakarak gidiyorum
Ayrılıklardan sevgi doğurmak için
Siyabend şimdi delirmiş bir geyiktir dağlarda
Çöl olmasaydı neye yarardı
Mecnun’un aşkı?
Leyla’si kırık kürt testisi(nde)

Yüreğimi kaldırımları olmayan bir kentin sokaklarında bıraktım.

Sularında yıkandığımız nehir yorgun.
Sular çekildi bozkırlardır kalan
Ve anladım ki;
Çocuk yanımızdır hep,
Geride bıraktıklarımıza ağlayan…

Çarmıhtaki Isa buyuruyordu:
“Onlari, sana verecekleri meyvadan tanıyacaksın”

Cevapla

YADA
x

Check Also

Sessizlik

O gece Ayışığında Kayalıkların kuytu karanlıklarında Kovuklu ağaçların uykusunda Yılan ıslıkların kalabalıklarinda Sinsi bir sessizlik ...