Yazmak

Gece uzun ve de zifiri karanlik.Disarda usul usul yagmur yagiyor.Ruzgar hafiften ugulduyor.Cok uzaklarda coban køpeklerinin sesi sehir trafiginin icine karisarak adeta bir semfoni orkestrasini andiriyordu.

Koltuguna uzanmis ak sacli , uzun boylu adam aniden irkilerek ayaga kalkti.Kendi kendine mirildaniyordu.Terasa cikti adam.Yagmur sonrasi dogaya yayilan kokuyu usulca cigerlerine cekti.Bi daha bi daha…. Tutun tuttururcesine.

Yazmak diye gecirdi icinden.Yazmak insanin kendi icindeki ruhu bulup resmetmek.Yureginin ritimlerini dinleyip notaya døkmek. Bir turkuyu , bir siiri bestelemek gibi.ilmik ilmik naksetmek sevdiceginin yuzunu bir perde gibi cekilmis karanliga.Merhem gibi surmek bir turlu kabuk baglamayan yaralarina.Acilarindan ince ince suzulup karanliktan aydinliga kavusmak icin yazmak.

Yazmak gerekiyor yanmak gerekiyor diye seslendi karanliga.Acilarini bir nebzede olsa dindirmek icin yazmak istiyordu.Øfkesini, kinini dindirmek icin, icine akitilmis zehiri kusmak icin.

Yazmaliyim diye gecirdi icinden.Bir turku olmaliyim dag bayir dinlenilen sehirden sehre.Esmer tenli delikanlilara karismaliyim øzgurluk ve baris yolunda.Umut olmaliyim yasam kiyisinda diye dusundu adam.

Adam usulca kalkti oturdugu yerden.Agir agir yurudu yazi masasina.Nasirlasmis elleri bir kagida ve kaleme uzandi.

Kendi icindeki ruhu bulmus resmetmek istiyordu

x

Check Also

Ölüme Yatırılmış Bedenler

Yaşadığımız Onca acı ve kederin Duyumsadığımız Onca mutluluk ve neşenin Döktüğümüz Her bir gözyaşının Attığımız Her bir kahkahanın Bir terazisi var mıydı Hangi kefesine ...