Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Celal Deveci / Bu neyin haritasıdır?

Bu neyin haritasıdır?

Celal Deveci

Celal Deveci

Kuşca'da doğdu. ilk ve orta eğitimini Kuşca ve Cihanbeyli'de yaptı. Lise ve üniversite eğitimini Danimarka'da bitirdi.
Daha önce sosyal pedagog ve öğretmen olarak çalıştı. Psikolojiyi yüksek lisans seviyesinde bitirdikten sonra, 2004 bu yana psikolog olarak çalışmakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

6 – 7 Eylül 1955’te İstanbul’da yaşayan başta Rumlara olmak üzere azınlıklara yönelik tahrip ve yağma hareket gerçekleştirildi. İstanbul’un bir çok semtinden başlayan ve belli bir merkezden yönetildiği sonradan anlaşılan MİT destekli eylemlerle büyük kalabalıklar gayrimüslimlerin toplu olarak yaşadığı birçok semtte önce Rumların, ardından da Ermeni, Yahudi ve hatta yanlışlıkla bazı Türklerin dükkânlarına saldırarak yağmaladılar.

Rum vatandaşların adresleri hakkında önceden bilgi sahibi olan, organize birliklerin kent içindeki ulaşımı özel arabalar, taksi ve kamyonların yanı sıra otobüs, vapur gibi araçlar yardımıyla sağlandı. 7 Eylül sabahına kadar süren saldırılarda aralarında kilise ve havraların da bulunduğu 5.000’den fazla taşınmaz tahrip edildi ve milyonlarca dolarlık mal sokaklara saçılıp, yağmalandı.

İşte dün 8 Eylül’de Kürtlere karşı aynı kalkışma ve katliam denemesi yapılmak istendi.

6-7 Eylül olaylarında olduğu gibi olaylar bir merkezden başladı ve yönetildi.

7 Haziran seçimlerinden sonra Erdoğanın HDP’ye yönelik şiddet ve nefret söylemi, kitlelerde ırkçı bir birikimin oluşmasına zemin hazırlarken, ırkçı ve şeriatçı kitleler, asker ve polis ölümleri kullanılarak kitle psikolojinin etkisiyle galyana getirilip sokaklara saldılar. Bu faşist guruh olay yerlerine dolmuşlarla taşındı.

Amaç belliydi. Etnik temizlik denemesi ve Kürtlere bir gözdağı verme!HDPye_saldirilar

Bir yandan sıradadan insanlara saldırılırken, diğer yandan HDP merkezleri yağmalanıp yakıldı. Daha önce fişledikleri insanları evlerinden alıp linç edilmeye çalışıldı. Bir yoksul Kürt işçiyi, daha önce giydiği peşmerge kıyafeti nedeniyle, işkence yaparak Atatürkün büstü öptürüldü!

Burdurlu köylü bir genç, esmer Kürtlere benzediği için linç edilmeye çalışıldı.

Kırşehir’de yeni bir Madımak denemesi yapıldı. Bilim ve aydınlığın ifadesi olan bir kitapevi yakıldı. Onlarca insan son anda ölümden kurtuldular.

Konya’da 100’lerce fakir ve asgari ücretin altında çalışan Kürt inşaat işçileri katliama uğratılmak istendi.

Telefonda Kürtçe konuşan bir genç hunharca öldürüldü.

Liste uzun..

İşte harita işte Kürtlere karşı yapılmak istenen katliam denemesi!

Evet Kürtlerin ‘6-7 Eylülü’ 8 Eylül günü oldu. Bu tarih Kürtlerin hafızalarına unutulmamak şekilde kaydedildi.

Ama ne Erdoğan nede sokaklara saldığı faşist guruh unutmasın ki! Kürtler ayakta ve ayakta kalacaklar!

Onlar düşünsün! Mahatma Gandhi’nin dediği gibi; Hiç bir kültür, TEK kültür olma hevesiyle ayakta duramaz.

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

Check Also

Bir fotoğraf – İki kuşak – 21 Kasım seçimleri

21 Kasım Salı günü, Danimarka da yerel ve bölge belediye seçimleri olacak. Her ne kadar ...