Necati GezenYAZARLARIMIZ

ASIL OLAN RETÖ’DÜR

Bazı gerçekler vardır ki doğruluklarını yada yanlışlıklarını yaşandıkları sürelerde değil, daha ileriki yıllarda ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda yaşanılan olayların kime fayda veya zarar getirdiğini beklemek zorunda kalırız.

Bunun sebebi hem olayı yapanların, yaptıklarını iyi manipüle etmedeki tecrübeleri, hemde insanların artık yanlışlıklara karşı tepkisiz, etkisiz oluşlarıdır. Diyebiliriz ki yoğunluklu olarak öylesine karanlık bir dönemin içerisinden geçiyoruz.

Orta çağlardaki gibi kitleler galyana getirilip, istenilen hedeflere; “vurun kafire” adı altında rahatlıkla saldırta biliniyordu. Bilinçli olarak bilimden uzak tutulan kitleleri, ayağa kaldırıp bir yerlere saldırtmak, turanlar için hiç de zor olmayan bir durumdu.

Zira tatbikat amacı ile bile olsa, ne kadar insan ölümü yada doğa tahribatını, umursamaksızın zaman zaman bu ayaklanmaları, kışkırtmaları devreye sokarlar. Ki hala güçlüyüz mesajını verebilmek için, hem kendi güçlerini ölçmek hemde kitlelerin biat oranın ölçmek ve despotluklarını kabul ettirmenin ihtiyacını duyarlar. İşte onlardan biride geçtiğimiz aylarda yaşanan sözüm ona 15 temmuz darbesiydi.

Şimdi ben burada 15 temmuz dedikleri darbe tamamen tayibin kontrolünde gerçekleşen bir darbe olduğunu iddia ediyorum Kendisininde dediği gibi, böylelikle tüm projelerini rahatlıkla hayata geçirebileceği bir darbe oldu. Suçunu gizlemek için; “isteseydik böyle bir imkanı bulamazdık” diyecek kadar dilini azdıracaktı.

Silahlarında kurşun olmayan asker gruplarına halkın karşısına çıkartıp, onlara parçalattırdılar. Türk askerini görünce selama duran insanlar, nasıl oldu da böyle tankların önüne attırılacak kadar sersemleştirilmişti.

Darbeye girişenlerin çoğu ne yaptıklarından habersiz bir operasyonun içine sürüklenmişlerdi. Çoğu sadece tatbikat olduğunu sanarak, kendilerini darbenin içinde buldular ve hayatlarına mal olacağını bilmeden koyun gibi meydanlara sürüldüler.

Hem darbeye kalkışanların, hemde sokaklarda halkı vahşete sürükleyenlerin iplerini, kendi elinde tutan sarayın haydut çeteleriydi. Darbenin ilk günlerinde operasyonları yönetenler dikkat edilirse, tamamen psikopat, kaçık ruhlu insanlardı.

O kadar ileri gittilerki kendi adamlarını bile yanlışlıkla içeriye alıp işkence yaptıktan sonra bırakmak zorunda kalacaklardı. Herşeyin önceden planlamış bir senaryo çerçevesinde ilerlediğini, düşünebilen her insanın kanaat getirmesi gereken bu durumu, Türkiye’deki insanlar ne yazık ki göremiyordu.

Bana göre bu darbede payı en az olan, fetö dedikleri gülen hareketidir. Neden mi? Sözüm ona darbe, yapanların hangisinden duyduk; “ben Gülen adına çalışıyorum” sözcüğünü? hiç birinden. Hangisi ben fetulllahcıyım veya gülen hareketinin mensubuyum dedi. Hangi darbeci yargılandı, hangisi mahkemeye çıkarıldı.

Hayır bunların hiç biri olmadı. Peki ne oldu? Halk uyutuldu, muhalefet denilen bütün unsurlar hipnotize edildi. Bunun bir FETÖ darbesi olduğu herkese kabul ettirildi.

Oysa ben burda tam tersini savunuyorum. Bunun tamamen bir kontrollü bir RETÖ darbesi olduğunu anlatmaya çalıştım. Savunduklarımın gerçek olup olmadığını çok kısa bir süre sonrasında çıkacak olan zamana bırakıyorum.

Bahsini ettiğim RETÖ darbesi gün be gün devam ediyor. Bundan dolayı bu yazı dizisini uzatmanın gereği kalmıyor. Zaten yaşadığımız tüm günler yeni yeni darbelerin gerçekleştiği günlerdir. Önemli olan açık ve objektif bir gözle yaşananlara gözlemleyip değerlendirmektir.

İnancım odur ki bu günler aşılacaktır. Türkiye tarihinin en önemli yosuzluk, hırsızlık, katliamcı davalarında Erdoğan yargılanacaktır. Bu günler yakında gelecektir. Buna inanmalıyız. Korkacak olan bizler değil, Erdoğan ve haydutları korksun.

Bu karanlık içerisinde geçen günlerin, kısa bir süre sonra geçeceğine olan inancım tamdır. Verilmiş büyük emeklerin, şehit düşmüş binlerce kahramanın sözleri yerde kalmayacak. Bu Erdoğan denilen despot halklarımızın yakasından mutlaka düşecektir. Direncimizi yitirmeden bekleyeceğiz. Ve bu yakındır.

2017 Newroz’u bir başka olacak..
Bekleyip göreceğiz…

Yazarımız

Necati Gezen
Müzisiyen
Kuşca'da doğdu. Danimarka'da yaşamakta.

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Göz Atın
Kapalı