Anasayfa / YAZARLARIMIZ / Celal Deveci / Reis’ten Der Führer’e mi?

Reis’ten Der Führer’e mi?

Celal Deveci

Celal Deveci

Kuşca'da doğdu. ilk ve orta eğitimini Kuşca ve Cihanbeyli'de yaptı. Lise ve üniversite eğitimini Danimarka'da bitirdi.
Daha önce sosyal pedagog ve öğretmen olarak çalıştı. Psikolojiyi yüksek lisans seviyesinde bitirdikten sonra, 2004 bu yana psikolog olarak çalışmakta.

Yazarın tüm yazılarını göster

Nazilerin iktidara gelmesiyle beraber yaygın bir sansür faaliyetine başlarlar. Kitleleri etkilemek için ”der Führer” (lider) olarak adlandırılan Hitler sürekli alkışlandı ve kitlelerin beğenisine sunuldu.

Bu işte kullanılan temel olgu politik propaganda idi. Halka propagandayla Almanların 1. Dünya savaşında başka ülkeler tarafından ezilip haksızlığı uğratıldığı iddia edilmekteydi. Büyük Alman imparatorluğunun dağılması, böylece başlıca başka ülkelere mal ediliyordu.

Der Führer, Almanlara yeni bir kimlik ve yeni bir Alman imparatorluğu vaat ediyordu. Hitler ve ekibi Almanların bir ari halk olarak üstün bir halk olduğunu söyleyip aynı zamanda onlara yeniden doğuşu vaat ediyordu.

Kitleleri etkilemek için Nazi Almanya’sının kullandığı propagandanın temelini; geçmişin değerleri, ‘üstün halk’ ve Hitlerin yeni bir büyük imparatorluk yaratacağına dair inanç gibi kavramlar kullanılıyordu.

Hitler propagandaya o kadar önem veriyordu ki bu iş için Joseph Goebbels bakan olarak atadı. Goebbels bakanlığına ’Halkı aydınlatma ve Propaganda’ ismi verildi.

Goebbels işe basın ve kültür yaşamını tümden kontrol etmeyle başladı. İstenmeyen yada ’zararlı’ görülen kitap ve sanat eserleri yakıldı. Sadece Berlin’de bir günde 20.000 kitap yakıldı. Soyut sanatı ’dejenere sanat’ olarak lanse edip, Almanların bundan uzak durmasını istedi. Binlerce bilimadamı, yazar ve aydın ya  atıldı ya da katledildi.

Nazi propagandası siyah-beyaz kavramaları etrafında şekillenmekteydi. Bu amaç için ‘düşman resimleri’ yaratıldı.

İnsanları, Alman ırkının ‘üstün bir ırk’ olduğuna inandırmak için ‘düşman’ ırkları işaret etmek lazımdı. O dönemde Almanya’da azınlık konumunda olan Yahudileri, bu amaçla Nazilerin tarafından kullanıldı.

Naziler Yahudiler için; aşağı  ve suç unsurlarından oluşan ‘parazitler’ olarak bahsetmeye başladılar. Yahudileri bu şekilde aşağılayıp ve ötelemek Nazilerin kitleleri etkilemek için kullandığı ‘biz ve onlar’ kategorisine oldukça uygundu. Bu şekilde Nazizm hem oluşturulmak istenen yeni alman kimliğine hem de Dünyayı yeni keşfetme amacına emin adımlarla yürüyordu.

Nazi propagandası toplumda o kadar etkili oldu ki, bir taraftan onlara inanmaya başlayan kitleler çoğaldı, diğer taraftan onlarda korkup ses çıkarmayan büyük kitleler etkisizleşti.

Hitlerin Almanya’daki diktatörlüğü 1933 yılında seçimle iktidara gelmesiyle başlayıp, 1945 Hitlerin öldürülmesiyle sonlandı.

Hitler seçimle iktidara geldikten sonra elinde topladığı güçle diktatörleşti. Diktatörleşen Hitler milyonlarca insanı soykırıma tabi tutup katletti. 2. Dünya savaşı onunla başladı onunla bitti.

Nazi Almanya’sı ve Hitlerin diktatörlüğünden bahsetmemizin nedeni; Bir kaç hafta önce Erdoğan ‘başkanlık’ isteği için yeni argümanlar ileri sürerken, Hitlerin ‘başkanlığından’ söz etmiş olmasıdır.

İnsan düşünmeden edemiyor! Acaba Erdoğan kendisine Hitleri mi ‘rol model’ olarak seçmiş miydi? O gün dediği acaba bir ‘bilinçaltı’ arzunun gün yüzüne çıkması mıydı?

Cevapla

YADA

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Celal Deveci tarafından

Çocuk & Eğitim

Kuşca Albüm

x

Check Also

Bir fotoğraf – İki kuşak – 21 Kasım seçimleri

21 Kasım Salı günü, Danimarka da yerel ve bölge belediye seçimleri olacak. Her ne kadar ...