Mahmut ErdemNUÇEYAZARLARIMIZ

UMUDA GÖÇ – 9

BÜLENT ECEVIT ve HASAN ESAT IŞIK - 9. bölüm

Halktan Halka organizasyonu yabancı işçilere düzenli olarak danışmanlık hizmet veriyordu, Üniversiteye girmek için lise diplomamı orada
tercüme ettirdikten sonra, ayaklarım iyice alıştı ve oraya sık sık gitmeye başladım. Bu vesileyle orada çalışanları da yavaş yavaş tanıma fırsatım oldu. Kurum o günün şartlarında çok faydalı oluyor, bir çok konuda baş vuranların sorunlarını çözmeye çalışıyordu. kurumun sorumlusu bayan Anne Mari ve sosyal danışman Hanne Casino’yu unutmam hiç, çok fedakar insanlardı.

Daha sonraki yıllarda ben Göçmen Dernekleri Federasyonun başkanlığını yaparken, Hanne’de Kopenhag belediyesinde sosyal danışmanlık yapıyordu. İşimiz gereği bir çok konferans ve toplantıda karşılaşıp, göçmen işçilerin sorunlarını konuşma fırsatımız doğuyordu. Görüşlerimiz pek farklı değildi.

Tabiki uyum ve Anadil de eğitim tartışılan konuların en başındaydı. Biz çocuklarımızın iki dilli olmasını istiyorduk, Kürtler, Türkler ve diğerleri okullarda Danca öğrenirlerken bu paralel olarak ta kendi anadillerinde de eğitilmeliydiler.

Entegrasyon / uyum konusu herkes tarafında sakız gibi çiğnenip, bu kelimeye çok farklı anlamlar yükleniyordu.

En sağ partiden, en sol partiye ve sivil toplum örgütlerince çiğnen bir sakız düşünün! Tabii yabancı işçilerin de kendi geleceklerinin nasıl şekilleneceği konusunda görüşleri yok değildi.

IFD ( Göçmen İşçiler Ortak Kurulu ) bir rapor hazırlayarak zamanın hükümetine sundu, ilgililer tarafında adı geçen rapor fazla ileri görüldüğü için kabul edilmedi.

Belliki bütün yetkililer asimilasyon konusunda hem fikirdiler. Kimi hemen şimdi asimilasyon diyordu, kimide uzun vadeye yaymak istiyordu.

Türkiye’ninde yabancı işçinin geleceğine yönelik bir resmi görüşü yoktu, varsa bile yüksek sesle konuşulmuyor ve yahut bu konuda benim bilgim eksikti.

1970 lerin ortasında Ecevit hükumeti döneminde bakanlık yapan Hasan Esat Işık’ın, Kopenhag’ta yaptığı bir toplantıda Anadil eğitimi konusunda düşüncelerini sorduğumda, beni tersler bir tavır takınca şaşırmıştım. Aynen şöyle dedi: “O tür görüşler MHP’nindir, bizim değil.”

O gün toplantıda bulunan T.C. Büyük Elçilik Müsteşarı Cem Duna bakanın söylediklerinde rahatsız olmalıki beni savunarak, başkanlık yaptığım derneğin sol bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

Yine yabancı politikaları üzerine hararetli tartışmalar yaşanırken Bülent Ecevit başta Danimarka olmak üzere, İskandinavya ülkelerini sık sık ziyaret ediyordu.
Danimarka Sosyal Demokrat Partisi göçmen işçiler komisyonu başkanı bayan Vibeke Storm Rasmussen, göçmen çocukları için Anadil Eğitimini savunduğumu bildiği için şöyle dedi: “Siz ne derseniz deyin, Başbakanınız sayın Bülent Ecevit bile, kapalı kapılar ardında istediğiniz programı uygulayın diyor”.

Yani Bülent Ecevit’te anadil eğitimine karşı çıkıyormuş..

Not: Entegrasyon ve Dil eğitimi konuları ilerideki bölümlerde daha kapsamlı olarak ele alınacaktır.

Yazarımız

Mahmut Erdem
Kuşca'da doğdu. 1969 yılının ilk aylarında Danimarkaya göç etti. Yıllarca öğretmen ve okul müdürü olarak çalıştı.
Türkiyeli Göçmen dernekleri (FAT) ve Danimarka Göçmen Dernekleri konfederasyonu (IND-SAM) başkanlığı yaptı.
Emekli ve halen Brøndby Belediyesinde meclisi üyesi.
Yazarın kitapları:
• Gawesti, 2008
• Mor kayalar, 2015
• Mamo ile Adul, 2022

Daha Fazla Göster

Bir yanıt yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.