Necati GezenYAZARLARIMIZ

Kürdün var olma tutkusu

Gönül isterdiki sahip oldugumuz, bireysel, toplumsal ve ulusal deger yargilari olan, dilimizi, kimligimizi, kültürümüzü özgürce ifade edip, hicde yasadigimiz zamana uygun olmayan bir ugras ve caba icerisinde olmasaydik. Var olan insani beceri ve yeteneklerimizi, diger ulus ve halklarin yaptigi gibi, bizlerde kendi halkimizin mutlulugu ve daha iyi yarinlara ulasmalari icin, bir mücadelenin veya bir cabanin icerisinde olabilseydik. Öyleki bu durumu, bu halk onlarca nesil yasamistir. Hep kendini var etme, kabul ettirme mücadelesi icerisinde olusu, onun dünyasinda adeta bir kimliksizligi olusturmustur. Bu durum artik onun, egemen ulusun kimligini kabul etme ve kendi kimliginin, olmasada olur durumuna getirmis idi.

Üzerinde yasadigi topraklarin, insanligin, medeniyetlerin ve uygarligin besigi, olmasina ragmen ve bölgenin en eski yerlesik halki olmasina ragmen hala özgürlügüne kavusamamis olan bu halk, daha hala var olma, kendisini kabul ettirme cabasi icerisindedir. Verdigi mücadele, caba ve gayreti, mevcut diger ulus ve halklarin coktandir astiklari, ve artik böyle bir durumun baska bölgelerde yasanmadigida acik bir gercekliktir. Bu gerceklik karsisinda kürt insaninin yapmasi gereken bir var olma tutkusu icerisinde olmasi tabi ve zorunludur.Kutsal kitaplarda, Insan nin ilk ayak bastigi yer olarak tabir edilen Mezapotamya bölgesinin, kalbi durumundaki Kürdistan, tarih boyunca egemen milletlerin savaslarina baskilarina maruz kalmis, ve bu kalbin durdurulmasi icin her türlü katliam metotlarini, Kürdistan ve halkina uygulamislardir. Bütün bu baski ve yok etme yöntemlerine karsi, Kürtler varliklarini herseye ragmen sürdüre gelmislerdir. Iclerindeki o var olma tutkusu, onlarin Mezapotamyada yasamis uygarliga ve insanliga hizmette bulunmus ve tarihte yok olmus diger halklarin, kaderi gibi olmamasina ve her zaman, her seye ragmen var olma ve yasama mücadelesine dönüsmüstür. Bana göre kürt meselesini aciklarken veya önemini ifade ederken, öyle tarihte yasanan isyanlarin katliamlarin ve mücadelerin hakliligigini, dogrulugunu veya yanlisini anlatmaya gerek yok. Kürtlerin kökenleri nereden gelmislerdir, gibi sorularin cevaplarini taabiki arastirak, bir bilince cikarmak lazim. Ama ne kendi kafamizda nede baskalarininkinde karisikliklarin yaratilmamasina dikkat etmek gerekir. Elbette tarihten bir cok dersler cikarmamiz lazim, ama kürdün su anda yasadigi bir durumu ve gercekligi vardir. Bu gerceklik onu kendisi ile bir sorgulama ile yüz yüze birakiyor. Kürt lerlerdeki, Var olma tutkusu, son otuz yildir yeryüzünde yasayan bütün kürtleri direkt olarak etkilemistir. Dünyanin hangi bölgesinde olursa olsunlar, kürtler mevcut isleyen asimile sistemine dur demislerdir. Bunun olmasi ile birlikte kürtlerde bir kendine gelme kendisini yakalama ve kendisini yasatma mücadelesi basladi. Ve bugün bu mücadele her kürdün yüregini sarmalamis, halkinin özgürlügünü kendi özgürlügünün önüne koyan, milyonlarca Kürt bu mücadelenin icine girmislerdir. Bu mücadele artik bu halkin temel var olma tutkusu ile bütünlesmistir. Bu tutku her ne kadar bazilarinda tedirginlik veya rahatsizlik yaratsada, varlik nedenimiz olan “öz”ün yaratilmasi ve yasatilmasi icin verilen cetin mücadelenin, sebebi ile onlarinda birgün mutlaka var olma tukusuna, baglanmalari beklenmeledir olmalidir…Geride birakacagimiz yilin hasret ve özlemlerini yeni bir yila birakarak, yasamin bize sunacagi ve bizlerin yasama sunacagi nimetleri hep birlikte yeni bir yila aktarir iken, yeni yilin basta halkimizin özgürlük mücadelesinin barisa ulasmasina, daha sonra dünyanin dör bir tarafina dagilmis insanlarmizin yeni yilda özlemlerinin basariya ulasmasini yüragimin derinliginden arzuluyorum. Daha sonrada Dünyamizi cehenneme ceviren, savas severlerin ve baris düsmanlarinin, düzenlerine 2007 de son bulmasi dilegi ile, Insanlik icin baris icin ugras veren herkesin yeni yilinda basari dolu bir yil olmasi dilegi ile Selam ve Saygilar sunuyorum.

Daha Fazla Göster

Göz Atın

Kapalı